İstihare Duası
İstihare Duası(2 rekat namaz kılıp, peşinden)
اَللّٰهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيمِ،
| اَللّٰهُمَّAllah'ım | إِنِّيşüphesiz ben | أَسْتَخِيرُكَSenden hayır dilerim | بِعِلْمِكَilminle | وَأَسْتَقْدِرُكَve Senden güç dilerim | بِقُدْرَتِكَkudretinle | وَأَسْأَلُكَve Senden isterim | مِنْ-den | فَضْلِكَlütfun | الْعَظِيمِ،büyük |
Allah’ım! İlminle Senden hayır diler, kudretinle Senden güç diler ve büyük lütfundan Senden isterim.
فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلَا أَقْدِرُ وَتَعْلَمُ وَلَا أَعْلَمُ وَأَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ
| فَإِنَّكَçünkü Sen | تَقْدِرُgüç yetirirsin | وَلَاoysa | أَقْدِرُben yetiremem | وَتَعْلَمُve Sen bilirsin | وَلَاoysa | أَعْلَمُben bilemem | وَأَنْتَve Sen | عَلَّامُAllam'sın | الْغُيُوبِgaybları bilen |
Çünkü Sen güç yetirirsin, oysa ben yetiremem; Sen bilirsin, oysa ben bilemem ve Sen gaybları bilen Allam’sın.
اَللّٰهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هٰذَا الْأَمْرَ خَيْرٌ لِي فِي دِينِي وَدُنْيَايَ وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي أَوْ عَاجِلِ أَمْرِي وَاٰجِلِهِ فَاقْدُرْهُ لِي وَيَسِّرْهُ لِي ثُمَّ بَارِكْ لِي فِيهِ
| اَللّٰهُمَّAllah'ım | إِنْeğer | كُنْتَSen | تَعْلَمُbiliyorsan | أَنَّki | هٰذَاbu | الْأَمْرَişin | خَيْرٌhayırlı olduğunu | لِيbenim için | فِيbakımından | دِينِيdinim | وَدُنْيَايَve dünyam | وَمَعَاشِيve geçimim | وَعَاقِبَةِve sonu | أَمْرِيişimin | أَوْya da | عَاجِلِşimdisi | أَمْرِيişimin | وَاٰجِلِهِve geleceği | فَاقْدُرْهُonu takdir et | لِيbana | وَيَسِّرْهُve onu kolaylaştır | لِيbana | ثُمَّsonra | بَارِكْbereket ver | لِيbana | فِيهِonda |
Allah’ım! Eğer bu işin (konuyu zikreder) dinim, dünyam, geçimim ve işimin sonu —ya da işimin şimdisi ve geleceği— bakımından benim için hayırlı olduğunu biliyorsan, onu bana takdir et, bana kolaylaştır, sonra onda bana bereket ver.
وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هٰذَا الْأَمْرَ شَرٌّ لِي فِي دِينِي وَدُنْيَايَ وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي أَوْ عَاجِلِ أَمْرِي وَاٰجِلِهِ فَاصْرِفْهُ عَنِّي وَاصْرِفْنِي عَنْهُ
| وَإِنْve eğer | كُنْتَSen | تَعْلَمُbiliyorsan | أَنَّki | هٰذَاbu | الْأَمْرَişin | شَرٌّşer olduğunu | لِيbenim için | فِيbakımından | دِينِيdinim | وَدُنْيَايَve dünyam | وَمَعَاشِيve geçimim | وَعَاقِبَةِve sonu | أَمْرِيişimin | أَوْya da | عَاجِلِşimdisi | أَمْرِيişimin | وَاٰجِلِهِve geleceği | فَاصْرِفْهُonu uzaklaştır | عَنِّيbenden | وَاصْرِفْنِيve beni uzaklaştır | عَنْهُondan |
Eğer bu işin dinim, dünyam, geçimim ve işimin sonu —ya da işimin şimdisi ve geleceği— bakımından benim için şer olduğunu biliyorsan, onu benden uzaklaştır, beni de ondan uzaklaştır.
وَاقْدُرْ لِيَ الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ رَضِّنِي بِهِ
| وَاقْدُرْve takdir et | لِيَbana | الْخَيْرَhayrı | حَيْثُnerede | كَانَise | ثُمَّsonra | رَضِّنِيbeni razı kıl | بِهِona |
Hayır nerede ise onu bana takdir et, sonra beni ona razı kıl.